Küresel ısınma ve İstanbul - 2

Bundan önceki yazımda sizlere Türkiye'nin en büyük şehri olan İstanbul'un doğal güzelliklerini anlattım. Bu doğal güzelliklere zarar vermeden bir takım olayların olması gerektiğinide vurguladım. Şimdi Küresel ısınma ve İstanbul - 2'den devam edelim.
 
 
Türkiye'nin yağış miktarlarındaki değişime bağlı olarak zaman zaman kuraklıkların görülmesi doğal olarak karşılanır. Malesef, küresel ısınma nedeniyle son on yılda daha sık ve şiddetli kurarklıkların görülmeye başlanması gözlemlenmiştir. Bu durum, İstanbul gibi olağanüstü ve plansız büyüyen bir şehirde su probleminin oluşmasına sebep olmaktadır. Sadece kullanılabilir su miktarı  değil, aynı zamanda su kalitesi azalarak buna bağlı olarak da sağlık ve ekonomik sorunlar ortaya çıkacaktır. Temiz su sadece içmek amacıyla değil, aynı zamanda endüstriyel üretim, ziraat, soğutma, ulaşım, enerji üretimi ve turizm amacıyla pek çok sektörde kullanılmaktadır. İstanbul'da son zamanlarda mevcut su ihtiyacının karşılamakta yetersiz olduğu düşünülmüş; Kırklareli (Istranca Dereleri) ve sakarya (Büyükmelen deresi) gibi başka şehirlerden içme suyu getirmeye başlanmıştır.
 
Küresel ısınmanın etkisi sadece bununla kalmıyor, aşırı yağış ve sel baskınlarıyla da kendini göstermektedir. Yağmur suları şehirlerde asfalt ve betonla kaplanan toprağa ulaşıp süzülemiyor ve yeraltında depolanamıyor, bunun yerine kanalizasyona karışıyor. Son yıllarda sıklığı artan ağır yağışlarda ise, şehirde yetersiz altyapının çökmesi sonucu, kanalizasyonlara taşıyor, su baskınları ve seller meydana geliyor. Betonlaşma sulak alanlar ve nehir yatakların da ise, sonuç çok daha büyük felakete neden olabiliyor. Buna karşılık, betonla değil de bitki örtüsüyle kaplı olanlar, yağmur sularının yeraltına süzülmesini sağlıyor, bitkiler ve diğer canlılar için depoluyor ve aşırı yağışlarda üzerinden akıp giden suyun hızını azaltıyor.
 
Ulus Parkı
İstanbul'da küresel ısınma ve kirlenmeye alınacak en önemli önlem, İstanbul'un mevcut yeşil alanlarının korunması ve arttırılmasıdır. Yok edilen her metrekare yeşil alan, İstanbul'u küresel ısınmaya karşı biraz daha savunmasız bırakıyor. Buna bağlı olarak İstanbul boğazına III. köprü, yeni ticaret ve yerleşim alanları, bağlantı yolları gibi yapılaşmalarla, şehrin kuzeyindeki cankurtaran doğal alanlar parçalanacak ve işlevini büyük ölçüde kaybedecektir. Bu tahribatın alternatifi, (merkezi ve yerel yöneticilerin öne sürdükleri ve öğündükleri gibi ) şehre milyonlarca ağaç dikmek değildir, tam tersi (milyonlarca yılda meydana gelmiş doğal ekosistemlerin yerini doldurmak) mümkün değildir. Çoğunlukla yanlış yerlere ve yanlış türlere (hızlı büyüyüen ancak İstanbul'a ve hatta Türkiye'ye yabancı ve arsız türlerle) yapılan ağaçlandırma girişimleri yarardan çok zarar verebilir. Çevre koruma ve küresel ısınma ile mücadelede çalışmaları ancak yeterli araştırmalara ve bilimsel verilere dayanılarak yürütebilir. Türkiye ve İstanbul genelinde böyle çalışmalara acilen gerekli önlemlerin alınması ve önceliklerin verilmesi gerekir. Aksi takdirde bundan Türkiye'de, İstanbul'da olumsuz etkilenir.
 
ANALİZ:
Tükiye küresel ısınmayla mücadele etmek istiyorsa kesinlikle şimdiden önlemleri alması gerekir, yoksa ileride çok büyük maddi ve manevi zarara girebilir. Küresel ısınmayla mücadelede yeşil alanların korunması gerekirken, bunları yok etmenin bir anlam ifade etmiyeceğini belirtmek istiyorum. Çevre koruma ve kontrolünün sağlanması küresel ısınma da Türkiye'nin vereceği mücadele diğer ülkelere örnek olması gerekir. III. köprünün yapılmasıyla birlikte orada bulunan yeşil alanında tahrip edilmesi gerçekten felakettir. Bu yüzden III. köprü yapılacaksa çevreyi tahrip etmeden, yeşil alanlara dokunulmadan, gerekli önlemleri alarak yapılması gerekir. Ayrıca İstanbul'da taşıt sorunuda gerçekten önemli bir sorundur, taşıtların da kontrol altına alınması gerektiğini söyleyebilirim. Bu hem İstanbul trafiğini rahatlatır hemde çevresel anlamda küresel ısınmayla savaşta iyi bir koz olur. Ayrıca İstanbul'da ne kadar doğal gaz olsada belirli bir kesimi mecburen kömür vb karbondioksit gazı oluşturan maddeler yakmaktadır. Umarım şu anda gündemde olan Kentsel dönüşüm'de yeni yapılacak olan binalara bir takım önlemler alınması gerektiğini açıkca söylememiz gerekir. Bu önlemlerin alınmasıyla birlikte Kömür, linyit, fuel oil vb kirleticilerin kontrol altına tutulması sağlanmış olur.
 
Kaynak:NTVMSNBC YEŞİL HABER, Özhatay, N.; Byfield, A.; Atay, S. Türkiye'nin 122 önemli bitki alanı, WWF Türkiye, İstanbul (2005)

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
KÜRESEL ISINMA VE İSTANBUL - 1
BREZİLYA'DA EN UCUZ RÜZGAR ELEKTRİĞİ SATILACAK
İŞTE 2012'NİN ÇEVRE OLAYLARI
EVİNİZDE ELEKTRİK ÜRETMEYE NE DERSİNİZ
AVRUPADA SÜRÜRÜLEBİLİR ENERJİ TEŞVİKLERİ AZALDI
WWEC RAPORUNA GÖRE RÜZGAR GÜCÜ ARTACAK
TEHLİKELİ ATIK NEDİR?
ABD'DE KASIRGA ETKİSİNİ SÜRDÜRÜYOR
ALMANYA KARA TESLİM OLDU
ÇEVRE KİRLİLİĞİ NEDENLERİ
ÇEVRE SAĞLIĞI NEDEN ÖNEMLİDİR?
RÜZGAR ENERJİSİ
TÜRK BALIKÇICILIĞINI BEKLEYEN TEHKİKE
AMASRANIN TERMİK SANTRAL DRAMI
DÜNYA ÇEVRE GÜNÜ
SAPANCA GÖLÜNDE FELAKETTEN DÖNÜLDÜ
DOĞA İNTİKAM PEŞİNDE!
MANPOWER ANALİZ EDİYOR
2-3 YIL SONRA ÇEVRE YATIRIMLARI NE DURUMDA OLACAK
ANTARTİKA'DA TEHLİKE ÇANLARI ÇALIYOR
NORVEÇ'TE KARBON DEPOLAMA TESİSİ YAPTILAR
ÇEVREMİ ODA NE? YANİ MEZUN GENÇ Mİ AT ÇÖPE GİTSİN
ZAKE MÜHENDİSLİK
MERSİNDE YAPILMAK İSTENEN NÜKLEER SANTRAL DANDİK Mİ?
İKLİM VERGİSİNE ÇİN ENGELİ
TRAKYA TOPRAKLARI KURTARILMALI
NÜKLEERSİZ JAPONYA MÜMKÜN MÜ?
KANADA'DA BUZ TUTTU
BP SIZINTISININ NEDENİ KÖTÜ YÖNETİM
DİLOVASINDA ÇOCUKLAR KANSER İÇİYOR
ÇÖPTEN 2 MİLYON LİRA ÇIKTI
MOR RÜZGAR TRİBÜNLERİ
KÜRE DAĞLARINDA HES KABUSU
KORUNAN ALAN HE İNŞAATLARINA AÇILIYOR
POŞETE KARŞI ÇEVRECİ BİRLİK
GOOGLEDEN BÜYÜK BAĞIŞ
MAVİ YÜZGEÇLİ ORKİDOS KATLİAMINI DURDURUN
AVUSTRALYA'DA SEL YIKICI BOYUTTA
ABD'DE DEV PROJE
HAVA KİRLİLİĞİNİN TANIMI
SERA GAZI NEDİR?
YANARDAĞ HAKKINDA HERŞEY
YANARDAĞLARIN YILI



Hiç yorum yok: