"Küre Dağları'nda HES kabusu"

Dr. Sedat Kalem-WWF Türkiye Doğa Koruma Direktörü
Doğa koruma açısından sahip olduğu uluslararası önem, kuruluş sürecinde izlenen katılımcı yaklaşım ve korunan alan yönetimi açısından Türkiye’de örnek gösterilen Küre Dağları Milli Parkı’nı besleyen Devrekani Çayı üzerinde yapımı öngörülen hidroelektrik santral projelerinden biri olan Cide HES’in yapımı, Kastamonu İdare Mahkemesinin “yürütmeyi durdurma” kararıyla önlendi. Bu kararla, Avrupa’nın elit doğa koruma alanları ağına aday gösterilen Küre Dağları Milli Park’nın etrafını kangren gibi sararak PanParks hedefine sekte vuran HES projelerine ilk darbe vurulmuş oldu.

Küre Dağları, karstik jeolojisi ve buna bağlı olarak ortaya çıkmış kanyonlar, mağaralar, dolinler gibi olağanüstü peyzaj değerleri, doğal yapısını günümüze kadar taşıyabilmiş yaşlı ormanları, akarsu ekosistemleri, yaban hayatı ve biyolojik zenginlikleri ile bütün dünyaya mal olmuş bir doğa parçasıdır. Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF) tarafından Avrupa Ormanlarının Türkiye’deki 9 “Sıcak Nokta”sından biri olarak kabul edilen Küre Dağları’nda milli parkın ilanı, 3. binyıla girerken, ülkemizin Dünyaya Armağanı olarak kabul edilmiş ve hakettiği gibi korunması için ülkemizce gerekli hassasiyetin gösterileceği dünya kamuoyuna duyurulmuştu.

Yaklaşık on yıldan beri alanda, kamu, STK ve yöre halkı işbirliğiyle gerçekleştirilen çalışmalarla, doğayı korumanın halka fayda sağlayarak da mümkün olabileceğini gösterme yolunda önemli aşamalar kaydedilmiştir. Pınarbaşı’ndaki ekoturizm merkezi, Azdavay Zümrüt Köyü ve Bartın Ulus’ta yapılan çalışmalar bunlardan yalnızca birkaçıdır. Milli parkın 2000 yılında ilanından bu yana büyük bir emek ve sabırla gerçekleştirilen bu çalışmaların başarısı ve yöre halkı tarafından gördüğü takdir çok sayıda haber, belgesel ve yayına konu olmuştur. WWF-Türkiye ortaklığıyla halen alanda yürütülmekte olan uluslararası proje de, gerekli ölçütlerin yerine getirilmesini sağlayarak, Küre Dağları Milli Parkı’nın, vahşi yaşamı ve etkin yönetimi ile Avrupa’nın örnek milli parklarını içeren PanParks sistemine katılma hedefi doğrultusunda, uluslararası profilini yükseltmeyi amaçlamaktadır. 

Ancak, bu vizyonun önündeki en zorlu engel, doğayı koruma hedefiyle çelişen bazı uygulamalardır. Yukarıda anılan olumlu adımlara karşılık, milli parka hayat veren akarsular üzerinde, havzanın ekolojik bütünlüğünü bozacak HES projelerinin gündeme getirilmesi endişe ile izlenmektedir. Devrekani Çayı üzerinde dört ve Aydos (Şehriban) Çayı üzerinde ise iki tane olmak üzere, plan, başvuru, yapım aşamasında olan toplam altı HES projesi sözkonusudur. Devrekani Çayı üzerindeki Çatak Kanyonu’nda yapımı planlanan “Ilıca HES” ve bir doğa harikası olan Valla Kanyonu’nun çıkışındaki Loç Vadisinde yapımı öngörülen “Cide HES”, bunlardan en güncel olanlarıdır. Aynı kanyonun girişinde öngörülen TOR Barajı ise yapılması halinde milli parkın “alameti farikası” olan Valla Kanyonu’nun ve dolayısıyla milli park ile yukarıda anılan doğa koruma çabalarının sonu anlamına gelmektedir. Doğa koruma açısından önemi dünyaya mal olmuş Küre Dağlarında, HES projelerinin yapılması, alanın milli park ilan edilerek koruma altına alınmasını ve uluslararası doğa koruma hedeflerine yönelik projelerin yürütülmesini sağlayan nedenlerin ortadan kalkması anlamına gelecektir. Bundan en çok zarar görecek olan, ekoturizm gibi doğayla uyumlu yeni gelir kaynaklarından mahrum kalacak yöre halkı, gelecek kuşaklar ve doğal yaşam olacaktır.

WWF-Türkiye Doğa Koruma Direktörü Dr. Sedat Kalem: “Her şeye karşın, yöre halkının, sözkonusu projelere tepkisi ve doğal değerlerine sahip çıkma yaklaşımı doğa koruma ve sürdürülebilir yaşam adına umut vericidir. Bu tür projelerin uygulama alanları, yasalarla ve uluslararası sözleşmelerle korumayı taahhüt ettiğimiz ve toplam alanı ulusal yüzölçümümüzü yüzde 5’ini bile bulmayan böylesine istisnai koruma alanları olmamalıdır. İklim değişikliği ve biyolojik çeşitlilik kaybı ile kıvranan dünyamızda, taraf olduğumuz uluslararası sözleşmelerle benimsenen hedef, korunan alanların en az yüzde 10-15 seviyesine çıkarılması ve etkili bir şekilde korunmasıdır. Küre Dağları gibi ulusal ve uluslararası öneme sahip koruma alanları HES ve benzeri uygulamalardan muaf tutulmalı ve bu tür tahripkar girişimlere kesinlikle izin verilmemelidir” dedi.
KAYNAK:NTVMSNBC YEŞİL HABER

Hiç yorum yok: