HAVA KİRLİLİĞİNİN TANIMI VE TARİHSEL GELİŞİMİ



Hava kirlenmes çeşitli şekillerde tanımlanmaktadır. Bu tanımlardan birine göre hava kirlenmesi;
Genel şekli ile insanların çeşitli aktivitelerinden doğan ve sağlıklarının yanısıra kaynakların da kirlenmesine sebebiyet veren kirleticilerin atmosfere karışmasıdır. Diğer bir deyişle de hava kirlenmesi atmosferde canlıların sağlığına zarar verecek miktar ve sürede kirleticilerin birinin ya da daha fazlasının bir arada bulunması şeklinde tanımlanır.

İnsanoğlunun doğrudan ürettiği kirliliğin ateşin bulunmasıyla başladığını söylemek ise kehanet değildir. Ateşin bulunuşu ısıtma ısınmanın başlangıcını oluşturmuştur. Jeolojik çağlarda yanardağ patlamaları ile başlayan doğal kirlenme daha sonraları insan aktiviteleri ile büyük boyutlara ulaşmıştır.
Bu konuda, literatürde belirgin hava kirliliğinin MÖ. 500 yıl önceleri Pers mezarlarının bulunduğu türbelerde petrol yakılmasıyla meydana geldiği belirtilmektedir.

Atmosferin kompozisyondaki değişikliklerin 20. yy. başlarından itibaren görülmeye başladığı bilinmektedir. Özellikle 1940'lı yıllardan sonra endüstri ve teknolojide başlayan ilerlemeler, kirlenme olaylarını beraberinde getirmiştir.


 


Yanma olayından kaynaklanan hava kirliliğinin ilk ortaya çıkışı 13, yy'da İngilterede olmuştur. Kral I. Edward 1301 yılı kışında Londra'da aşırı bir şekilde duman ve kokuya sebep olduğu gerekçesiyle ısınma için kömür yakılmasını yasaklamıştır.

1875 yılında gene İngiltere'de hava kirliliği vakaları sonucunda ölüm olaylarında büyük artışlar görülmüştür.

1930 yılında Belçika'nın Meuse Vadisi'nde meydana gelen trajik ölümler, 1948 yılında ABD Pennsylavania eyaleti Donora şehrnde yaşanan hava kirliliği nedeniyle olan ölümler bu konuda yaşanan en ilginç tarihsel olaylardır.

 

ABD Pennsylavania eyaletinde bir nehir vadisinde bulunan Donora şehrinde 5 gün süre ile yaşanan durgun antisiklonik basınç paterninin yeryüzü üzerinde sebep olduğu şiddetli enverziyon (Enverziyon: genellikle kış mevsiminde, büyük şehirlerde çok belirgin olarak görülür ve hava kirliliğine neden olur. Özellikle kış mevsiminde, yüksek basıncın hakim olduğu sakin gecelerde yeryüzü radyasyon kaybı nedeniyle havadan daha çabuk soğur ve yere yakın seviyelerde soğuk, yerin biraz üstünde ise sıcak hava bulunur. Bu durumda yerdeki soğuk hava hapsolur ve yükselemez, ne zaman yer sıcaklığı ısınarak yukarı seviyelerden yüksek hale gelir o zaman oluşan radyasyon sisi ve enverziyon ortadan kalkar), bu nehir vadisinde faaliyette bulunan sülfürik asit, çinko, çelik, tel fabrikalrından çıkan kükürtdioksit (so2) ve partikül emisyonlarını hapsederek 14 saat süre içerisinde 17 kişinin ölümüne neden olmuştur.(Bach, 1972; Perkins, 1974; Seinfeld, 1975).

1952 yılında Londra'da meydana gelen smog (smog hakkında daha sonra ayrıntılı bilgi verilecektir) olayının sonrasında ise  kükürtdioskit konsantrasyonunun 0.5 ppm'e partikül madde konsantrasyonunun ise 4 mg / m3 ulaştığı görülmüştür. Bu şekilde ölümlere sebebiyet veren hava kirliliği olaylarının ard arda yaşanması, ülkeleri bu konuda yasal önlemler almaya zorlamıştır.


Bu amaçla ilk ysal düzenlemenin ABD'de 1955 yılında Temiz Hava Yasası (clean Air Act) adıyla yapıldığı, daha sonra ise 1956 yılında İngiltere'de ilk yasal düzenlemelere gidildiği görülmektedir. Dünya ülkeleri günümüzde emisyon indirimine gitmek üzere çeşitli anlaşmalar yapmaktadır.

Hava kirlenmesi olayının bu tarihsel gelişimi esnasında ortaya çıkan klasik hava kirliliğinei fotokimyasal smog gibi daha ziyade araç emisyonlarının sebebiyet verdiği, modern sayılabilecek farklı bir kirlilik türü ilave olmuştur. Günümüzde, gelişmiş ülkelerde 2 veya 3 kişiye bir aracın düştüğü gözönüne alınırsa kontrolsüz araç emisyonlarının meydana getireceği kirliliğin önemi ortaya çıkmaktadır.

Çevre sorunları sosyal yaşamımıza artık o kadar çok yerleşmiştir ki günlük yaşamımızın terminolojisi içeris,ne sıcaklık enverziyonu, yüksek basınç alanı, sera etkisi, ozon tabakası, vb. gibi kavramlar sık sık tellafuz edilir hale gelmiştir.


İşte okuduğunuz gibi hava kirliliğinin çevre sağlığı açısından o kadar çok önemi varki yukarıda anlatılan konu bunu alakadar ediyor. Hava kirliliği bir çok hastalığın habercisidir. Küresel ısınmanın etkilerinde hava kirliliği konusu hassas bir konudur, çünkü çok geniş kitleleri içeriyor. Ondan biz çevreciler diyoruzki temiz bir hava, iyi bir çevredir. İyi  çevre ise sağlıklı, güzel bir hayat ve gelecektir.

Hiç yorum yok: