Amasra’nın termik santral dramı

Devletin farklı kurumları, ‘turizm potansiyeli ve doğal kaynakları’ nedeniyle Amasra’da termik santral yapılamayacağını tescilledi. ÇED raporu çıkmadı. Buna rağmen Hema adlı şirket, Bartın’da iki termik santral için Enerji Bakanı’yla kurdele kesip törenler yapıyor. Neden ve nasıl?
Bir bölgeye herhangi bir yatırım yapılacağı zaman, çevre ve insan açısından doğuracağı riskler, ‘Çevre Etki Değerlendirme’, kısaca ÇED raporu’yla tescillenir. İlgili bakanlık, buna göre projeye onay verir, ya da vermez. Maalesef, Türkiye’de her şeyde olduğu gibi ÇED raporları da asli görevini yapmaz, aksine şirket menfaatine uygun yorumlarla rant çarkını kolaylaştırır. Üstelik, ÇED raporu olumsuz çıktığı, Bakanlığın “Buraya santral yapılamaz“ dediği hallerde bile şirketlerin bildiğini okuduğuna şahit oluyoruz.
Son örneği, Bartın-Amasra’da yapılacak termik santral. 21 Şubat’ta Hattat Holding ve Çinli AVIC International firmasının imzaladığı anlaşmanın töreninde, Enerji Bakanı Taner Yıldız da desteğini açıkladı. Bartın Platformu adı altında birleşen Basra ve Amasra halkı, tepkilerini göstermek için sokaklara çıktı. Geçen yıllarda termik santrale karşı 30 bin imza toplayan şirketin santral yapmak için başvurduğu türlü usulsüzlüğü, bilim insanlarının desteğiyle gözler önüne seren Bartınlılar açıklama bekliyor.
Hattat’lar nasıl bu noktaya geldi?
Vahametin, bakanlıklar arası, hatta Başbakanlık’la bakanlıklar arasındaki kopukluğun anlaşılabilmesi için kısaca Bartın’da olan bitene bakalım...
* Hattat Holding, Hema Şirketi olarak ilk kez 1999’da Bartın’a 150 MW’lık bir termik santral kurma amacıyla geldi. Kuramadı. 2005’te tekrar geldiklerinde, Amasra’da termik santral kurmayacaklarını, sadece taşkömürü çıkaracaklarını ifade ettiler.
* Amasra’da, 56 milyon ton taşkömürü çıkarmak üzere Türkiye Taşkömürü Kurumu’yla sözleşme yapan Hema, nasıl olduysa Amasra’nın Tarlaağzı ve Gömü köyleri arasında  termik santral kurma girişimine başladı.
* Bartın Valiliği, 15 Nisan 2010’da düzenlediği toplantıda Bartın halkını temsil eden siyasi ve sivil üyelerle bir araya geldi. Tüm kanaat önderleri termik santrale karşı olduklarını açıkladılar.
* Bu arada Şirket, termik santral için ÇED başvurusu yapmış. Çevre ve Orman Bakanlığı, başvuruyu geri çevirmiş. Hema yılmamış, bu sefer iki farklı termik santral için ÇED’e başvurmuş. Aynı bakanlık, 2007 yılında Zonguldak Bartın Karabük Çevre Düzeni Planı’nda böyle bir yatırıma izin vermemesine rağmen, bu başvuruyu kabul etmiş!
* Bartın halkı bu süreçte termik santrale karşı 30 bin imza topladı, protestolar düzenledi. ‘ÇED Halkın Katılımı Toplantıları’ öyle büyük tepkilere neden oldu ki, yapılamadı. 
ÇED yok, santral 2 km. öteye!
* Platform, Tarlaağzı ve Gömü’de kurulacak termik santralin turizmi ve balıkçılığı olumsuz etkileyeceğini, Küre Dağları Milli Parkı’na zarar vereceğini ilgili bakanlığa kabul ettirmiş. Buna rağmen, bu alanın sadece 2 km. uzağındaki Delikliburun  mevkii için ÇED süreci devam ediyor.
* ÇED süreci bitmemesine rağmen, 06.09.2011 tarihinde Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Delikliburun’daki 1643 dönümlük orman arazisini, üzerinde termik santral kurulması için Hattat’lara iki yıl süreyle bedelsiz ön izinle verdi.
* Şirket, süresi içinde ÇED Raporu’nu hazırlayamamış, Bakanlık’tan raporunu tamamlamak için altı ay uzatma süresi almış. Anlayacağınız mevcut Çevre Düzeni Planı izin vermiyor, Bartın halkı termik santrale kesinlikle karşı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın resmi raporlarındaysa termik santralin Amasra ve çevresine yapılamayacağı belirtiliyor...
Hatta Başbakan ve Kültür Bakanı, “Amasra’ya termik santral kurulmayacak” diyor. Ve tüm hukuksuzluğa rağmen şirketin termik santral girişimi, Enerji Bakanlığı’yla imzalar atılarak yoluna devam ediyor. Şimdi söyleyin Allah aşkına: Nasıl bir ülkede yaşıyoruz?
5 MADDEDE ÇEVRE TALANI
1.Bartın’ın ekonomik yapısını tehdit eden en önemli faktörün, Amasra’ya termik santral kurma projesi olduğu, farklı bilimsel çalışmalarla kanıtlandı. Amasra ve Bartın, kentsel SİT ilan edildi. Toplam 2640 MW. gücündeki dev boyutlu iki termik santral, tüm doğal ve kültürel kaynaklara zarar verecek.
2.Termik Santral projelerinin enerjide dışa bağımlılığı azaltacağı belirtiliyor. Yalan. Çünkü Şirket, yabancı ortakla  çalışacak, yabancı kuruluşlardan kredi alacak. Teknolojisi de yurt dışından... Kömürün çoğu ve işçiler bile yurt dışından getirtilecek!
3.Zonguldak-Bartın-Karabük Çevre Düzeni Planı’nda; termik santralin yapılmasının planlandığı alanda sadece tarım, orman, liman ve balıkçı barınağı,turizm ve yerleşim alanı gibi kullanım şekillerine izin veriliyor. Bu sahada iki termik santral kurulması Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın kendi planını yok sayması anlamına geliyor.
4.DPT’nin 2023 Turizm Stratejisi’nde; Amasra bölgesinin ‘ekoturizm odaklı’ gelişim bölgesi olduğu yer alıyor. Termik santral yatırımı, bu planlarla bağdaşmıyor.
5. Amasra, rüzgar bakımından zengin. Küresel ısınma tehdidine karşı bir türlü gerekli adımları atamayan hükümet, neden en ‘kirli’ alternatifleri desteklemeye devam ediyor? Neden rüzgar enerjisi gibi daha uzun vadeli, çevreye daha az zarar veren  alternatifleri hesaba katmıyor? 

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI


1 yorum:

Follow_me dedi ki...

Çok güzel bir bilgilendirme olmuş. bende bloğuma beklerim. Görüşmek üzere

www.bakbuharika.blogspot.com