Sayfalar

türkiye su meclisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
türkiye su meclisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

"Korunan alan HES İnşaatlarına açılıyor!"

Türkiye Su Meclisi: 6094 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynakları Kanunu’nda yapılan son değişiklik; Milli Park ,Yaban Hayatı Geliştirme Sahaları’nda, Özel Çevre Koruma Bölgeleri’nde ve Doğal SİT Alanları’nda Hidroelektrik Santrali (HES) inşaatları yapılmasının yolunu açıyor.


Türkiye Su Meclisi'nden gelen açıklama şöyle:
Hükümet, tüm yurtta büyük tepki gören Tabiat ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Kanunu’yla yapamadığını, alelacele meclisten geçirdiği Yenilenebilir Enerji Kaynakları Kanunu’nda küçük bir değişiklikle yaptı. Böylece, koruma statüsü sayesinde HES'lerden bugüne kadar korunmuş tüm alanların koruma kalkanı ortadan kaldırılmış oldu.

6094 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynakları Kanunu’nda yapılan son değişiklik; Milli Park ,Tabiat Parkı, Tabiat Anıtı ile Tabiatı Koruma Alanları’nda, Muhafaza Ormanları’nda, Yaban Hayatı Geliştirme Sahaları’nda, Özel Çevre Koruma Bölgeleri’nde ve Doğal SİT Alanları’nda Hidroelektrik Santrali (HES) inşaatları yapılmasının yolunu açıyor.

Türkiye Su Meclisi Yürütme Kurulu Üyesi Avukat Yakup Okumuşoğlu yasayla ilgili tepkilerini şöyle dile getirdi:
'Vadilerimizin başına bir HES belası sardılar! Hatta bir değil, yüz değil, iki bin tane.  Bir tarafta ‘suyu yutmuyoruz’ derken diğer tarafta dereleri kaynağından denize kadar borulara hapsedip vadileri kurutmaya çalışıyorlar. Milyonlarca ağacın kesilmesine göz yumdular. Yetmedi 2 bin yıllık Allianoi’yi çimentoyla kaplayıp kuma gömdüler. Vadiler yetmedi dağlara göz diktiler. Maden Yasası’nı değiştirip binlerce maden ruhsatı verdiler, planladıkları bu kanunlarla da dağları birilerine tahsis etmeyi planlıyorlar. Devasa taş ocaklari ile doğal alanları parçaladılar. Yetmedi  güzelim bakir koyları, yaylaları imara açmaya çalışıyorlar. Ormanlarımızı yok edeceğini bile bile 2B kanunu çıkarmak için var güçleriyle uğraşıyorlar. Bu yıkıma dur diyenlerin sesini kısmak için vatan hainliğiyle, teröristlikle, lobici olmakla suçladılar. Vadilere, eşine az rastlanır güze lliğe ve canlı zenginliğine sahip olduğu için SİT alanı statüsü veren Koruma Kurulu kararlarını mahkemeye vermekle tehdit ettiler. Hiçbiri yetmedi tüm korunan alanların statülerini ortadan kaldıracak tabiatı bozuk bir tabiat kanunu hazirlayip meclise sevk ettiler... Baktılar kanuna tepkiler büyüyor 28 Aralık akşamı mecliste bir avuç insan toplanıp  SİT Koruma Statüsü’ne sahip alanları, milli park alanlarini HES inşaatlarına açan bir kanun değişikliği yapiverdiler. Hem de o vadilere özel koruma statüsü kazandıran nitelikler kaç milyon yılda oluştu hiç düşünmeden, birkaç dakika içinde… Sonra da kanun değişikliğini HES’ler için değil doğayı korumak için yaptıklarını  söylüyorlar. Hukuku kanun yapmaktan ibaret zannediyorlar. Yıktıkları  bölgelerde yaşayan halkın tabiatı ve yaşam hakkını koruma iradesi ve gayretini yok sayıyorlar. Anadolu'nun bu yıkım planlarına sessiz kalacağını zannediyorlar. Çok yanılıyorlar. Bu topraklardaki yaşamı tırnaklarıyla kazıyarak var eden halk elbet bu haksızlığa uygun bir cevap verecektir.Yaşam alanlarını, ve kültürünü  korumak için bu rant yaratma hırsınıza elbet dur diyecektir.'

HES hesabı

Türkiye Su Meclisi (TSM) Yürütme Kurulu üyelerinden Av.Yakup Okumuşoğlu, Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nun "HESler suyu yutmuyor"  açıklamasına tepki gösterdi. 

 İkizdere ilçe merkezinde tünele sokulan İkizdere’nin, 38 km boyunca birbiri ardına dizilmiş altı hidroelektrik santralin borularında, tünellerinde taşınıp İyidere’de denize döküldüğünü söyleyen Türkiye Su Meclisi (TSM) Yürütme Kurulu üyelerinden Av.Yakup Okumuşoğlu, "HES’ler suyu yutmuyorsa İkizdere’ye ne oldu?" diye sordu. 

HES’lerin vadilerde yaşayan her canlının suyunu çaldığını ifade eden Okumuşoğlu "Sadece derenin suyu gitse iyi. Açtıkları tüneller nedeniyle kaynak sularının yollarını bozuyorlar, köylülerin asırlardır kullandığı kaynak suları kesiliyor, Aksu Vadisi örneğinde olduğu gibi bir çok vadide tünel açmak, beton yapmak  için kullandıkları patlayıcı ve kimyasallar suları zehirliyor, balıkları öldürüyor" dedi. 

Bakan Eroğlu’nun HES’ler sayesinde taşkınları önleyecekleri yolundaki açıklamalarının da gerçek dışı olduğunu belirten Okumuşoğlu, HES’lerin su tutmadığını,gelen anlık debilerin olduğu gibi kanala,tünele yada borulara aktarıldığını, derelerin ortalama debisine göre projelendirilen su iletim hattı  kapasitesi en büyüklerden biri olan İkizdere üzerindeki Cevizlik Hes santralinde bile 40 m3/sn civarında bir debinin yataktan alınabileceğini, halbuki İkizdere’nin taşkın döneminde debinin 300m3/sn’ye kadar yükseldiğini, dere üstüne yapılacak hiçbir HES’in taşkını önleme gibi bir işlevi olamayacağını  belirtti.  

Bakan Eroğlu’nun "HES’ler enerji ihtiyacımızı karşılamak için zarurettir" açıklamasın da gerçekden uzak olduğunu ifade eden Okumuşoğlu "Bakanın kendi verdiği rakamları doğru kabul etsek dahi, 2000 civarındaki nehir tipi HES projesinin tamamı bitirilse, 2020’de 500 bin GWatt elektrik tüketmesi beklenen Türkiye’nin ihtiyacının %10’unu bile karşılayamayacak. Artan ihtiyaç dikkate alınırsa ilerki yıllarda bu pay daha da düşecektir ama yok edilen doğanın bir daha geri kazanılması mümkün değildir" dedi. Her yıl sadece kayıp ve kaçakların kaynaklanan kaybımızın HES’lerin getirisinden fazla olduğunu ifade eden Okumuşoğlu "Vadilerimizi talan etmek yerine kayıp ve kaçakları önlesek bütün derelerimiz de kurtulmuş olur" dedi

KAYNAK:NTVMSNBC YEŞİL HABER