YENİLENEBİLİR ENERJİYE GENEL BAKIŞ


Global yenilenebilir enerji pazarı son 10 yıl içerisinde çok fazla büyüyerek önemli sektörlerden birisi haline gelmiştir. 1995 yılında yaklaşık 6 milyar dolar olarak hesaplanan bu pazarın 2002 yılı itibariyle 17 milyar doları bulmuş olması bunun somut göstergesidir. Yine bu yıllar arasında sektöre en az 80 milyar dolarlık yatırım yapılmıştır. Fakat bu yıllarda sektörde yaşanan büyüme daha çok ülkelerin yenilenebilir enerji alternatiflerini fosil yakıtlara karşı teşvik etmesiyle sağlanmıştır.

            2000 yılı verilerine göre dünyada toplam birincil enerji kaynakları 9958 milyon TEP civarındadır. Son 30 yıllık dönem içerisinde, yenilenebilir kaynaklar yıllık ortalama yüzde 2,1’lik bir büyüme göstermişlerdir. Yine aynı dönemde en hızlı büyüme rüzgar ve güneş enerjisinde gerçekleşmiştir.

            Yenilenebilir enerji kaynakları, toplam global enerjinin yüzde 13.8’ini teşkil etmektedir. Bu oranın yüzde 11’lik kısmını biokütle, yüzde 2,3’ünü hidrolik ve yüzde 0.05’lik kısmını diğer yenilenebilir enerjiler oluşturmaktadır. 2000 yılı verilerine göre dünyada yenilenebilir enerjinin elektrik üretimindeki payı yüzde 19’dur. AB’de ise toplam enerji tüketiminin yüzde 6’sı yenilenebilir kaynaklardan sağlanmaktayken, bu enerjinin elektrik üretimindeki payı ortalama yüzde 14’tür.
  
Dünyadaki yenilenebilir enerji dağılımını inceleyecek olursak, Asya, Afrika ve Latin Amerika bölgelerinde enerjinin büyük kısmı biokütleden sağlanmaktadır. OECD ülkelerinde ise hidrolik, rüzgâr, jeotermal gibi kaynaklar daha çok kullanılmaktadır.

Yenilenebilir enerji için yapılan tahminler 2020 yılı için şu sonuçları ortaya koymaktadır:

            Görüldüğü gibi yenilenebilir kaynaklar, büyük hidroelektrikler hariç, enerji miktarındaki artışla paralel artmaktayken, ortalama bir tahminle 2020 yılında yüzde 8-10’luk bir paya sahip olması beklenmektedir.

Güç Sektöründe Yenilenebilir Enerji

            Elektrik, gelişen dünyada insanoğlunun temel gereksinimlerinde birisi haline gelmiştir. Eksikliğinde insanların hayatını değiştirebilecek kadar etkin olabileceğini yakın zamanda Kuzey-Batı Amerika ve Kanada’da yaşanan ve tüm dünyanın dikkatlerini üzerine çeken kesinti açık bir şekilde ortaya koymuştur. Öte yandan halen dünyadaki 2 milyar civarındaki insanın elektriğe erişiminin olmaması ve temel ihtiyaçlarını karşılamak için biokütle kullanıyor olması da ilgi çekici bir noktadır. Elektriğin bu insanlara ulaştırılabilmesinin, lokal yenilenebilir kaynakların değerlendirilmesiyle daha kolay mümkün olabileceği ortadadır.

            Elektrik kolay ulaşabilirliliği ve güvenilirliği ile cazip bir enerjidir. İlk adımları 19. yüzyıl sonlarında atılan, yenilenebilir enerjiden elektrik enerjisine dönüşüm teknolojisi ile birlikte, elektrik enerjisinin avantajları yenilenebilir enerjinin avantajlarıyla birleşmiştir.

            Dünyada 2000 yılı rakamlarına göre yenilenebilir kaynaklardan elektrik enerjisi kurulu güç miktarı, 1.500 GW’lık kısmı gelişmekte olan ülkelerde olmak üzere 3.400 GW civarındadır.

Rakamlar 2000 yılında yenilenebilir enerjinin elektrik sektöründe çok fazla pay sahibi olmadığını gösterse de gelişmiş ülkelerin gelecekle ilgili kalkınma planları konuya daha fazla önem verildiğini ortaya koymaktadır. 2000 yılı itibariyle dünyada yenilenebilir enerjinin elektrik sektöründeki payı büyük hidrolikler hariç yüzde 3, toplamda ise yüzde 20’ler civarındadır.

Avrupa Birliği ise 2010 yılında, toplam elektrik üretiminin yüzde 22.1’inin toplam enerji tüketiminin ise yüzde 12’sinin yenilenebilir kaynaklardan karşılanmasını hedeflemektedir.








Hiç yorum yok: